‘İbrahim Yazıcı’   Etiketi içeren yazılar

Bursaspor bir de iyi yönetilse !

2 Şubat 2012

İş güç derken, biraz futbola dönelim. Yoğun bir iş temposuna girdim iki yıldır, yeni projeler, yeni ekipler, yeni yatırımlar vs. derken bir baktım ki futboldan iyice soğumuşum. Bir de bu seneki şike soruşturmaları ile birlikte soğuma değil artık kopma noktasına gelmiştim. Bursaspor’un şampiyon olduğu sezon Bursaspor İcra Kurulu Başkanlığını bırakıp, işlere yoğunlaşmak iş ve ailem adına çok doğru bir karar olmuş, burası tartışılmaz. 2011 yılı sonuna doğru Bursaspor Kulübü Dernek üyeliğimden de kendi isteğimle istifa ettim ve çıktım ama bunun bahsettim konularla hiç mi hiç alakası yok. Herkes merak ediyor ama burası bana kalsın.

Artık Bursaspor ile ilgili görüşlerimi çok rahat ifade edebileceğimi düşünüyorum, çünkü kimsenin beni “Bursasporla ilgili mutlaka bir beklentisi vardır” diye aptalca! suçlayabileceği bir ortam kalmadı. Bende herkes gibi taraftarım, istediğim gibi konuşmak artık serbest. Artık o ne der, bu ne der beni ilgilendirmiyor. Ama buna rağmen beni suçlayan olursa da maharetlerine laf etmemek lazım artık :)

Konuya girelim hemen, Bursaspor  şu anda iyi yönetilmiyor. Şampiyon olduğumuz sezonla birlikte ortaya çıkan fırsatlar, elinin tersiyle itilmiş durumda. Tüm bu fırsatları Sportif, Ekonomik ve Sosyal Alanlar olarak ayrı ayrı değerlendirmek lazım. Çünkü hepsi birbirini etkiliyor.  Sportif bir başarı ile gelen milyonlarca dolarlık kazançlar, (taraftarların yorumlarıyla söylüyorum) cesaretsizlik ve vizyonsuzluktan dolayı, “uzun vadede hep üst sıralara oynayabilecek Bursaspor” sözlerini laf olarak bıraktı. Bu lafı Başkan söylüyordu hatırlarsanız. Ayrıca Sportif bir başarı diyorum, çünkü ben de bu şampiyonluk süresince görev alan birisiyim, neyin nasıl geldiğini çok iyi biliyorum. Sadece sportif başarıdan oluştuğunu bizzat gördüm, yaşadım. Ayrıca kim kendini neye inandırmak ister orası ayrı ama oradaki süreç anlatılmaz yaşanır ! O yüzden kendilerine sportif başarı dışında bir kurgu yaratmaya çalışanlar için şunu söyleyeyim, kendileri inanabilirler buna ama başkalarını inandırmaya kalkmasınlar. İnanmayan bana gelsin anlatayım !

Sportif alanda Ertuğrul Hoca eleştiri almaya başladı. Niye? Kötü sonuçlar alıyoruz diye. Fakat Bursaspor taraftarı da verdiği sözü unutmuşa benziyor. Sonsuza kadar Ertuğrul Sağlam sözü de lafta kalmasın, başkalarının verdiği sözlere benzemesin. Eleştiriler kaybolmasın ama sınırı hep belli olsun. Bu sınır da sonsuza kadar devam edilecek gibi davranılmasıdır. Yoksa nerede kalıyor Bursasporluluk?

Ertuğrul Hoca’daki herkesin gördüğü eksik transferler konusunda. Gönderdiklerine karşı aldıkları tutmadı. Haa ben transferi teknik direktörlere yaptıran sistemi hiçbir zaman benimsemiş değilim onu da belirteyim. Transfer kulüp politikası olmalı ve daima kulüp tarafından yapmalı, (profesyonelce) işini bilen ve çok uzun vadeli çalışabilecek bir ekip ile yapmalı. Teknik Direktörler de bu ekibin bir parçası olmalı. Transfer kulüp politikası olmadığı sürece gidenin arkasından birşeyleri konuşmak sadece çene yorar. Sonuçta Sayın Hocamız istikrarlı ve donanımlı bir teknik direktör ve bu yüzden herkesin içerisinde her zaman hep iyi olacak hissi var. Transfer konusunda eleştirilerin iyiniyetli olanları Hoca’yı doğruya teşvik etmek için. Umarım iyi niyetli olanları dikkate alır Sayın Hoca. Ayrıca iş hayatında öğrendiğim en güzel şey şudur, başarı herkesi susturur. Başarıya odaklanırsa Ertuğrul Hoca, hem kendine iyilik eder, hem de herkesi susturur.

Bir tavsiyem var, eskiden padişahlar vezirlerinin halkla ilgili söylediklerinin doğruluğunu görmek için arada halkın arasına karışıp, onları dinlermiş. Sayın Hoca, sadece sivil toplum örgütlerini oluşturanlarla ya da gazetecilerle, köşe yazarlarıyla değil, her kesimden gerçek emekçi taraftarlarla arada bir buluşup görüşse, görüşler alsa, hem iletişim hem de geribildirim anlamında (karşılıklı) iyi sonuçlar ortaya çıkacaktır.

Ertuğrul Hoca’nın en büyük yanlışı ise, bazı zamanlarda sportif alan dışındaki yönetsel konulara girmesidir. Bu yetkileri almadan hatta daha önemlisi onun üzerinden yapılan oyunların (bana göre istemeden) bir parçası olmuştur. Ama bunu onun da bilerek mi yaptığı, ekip ruhu sergilemek için mi yaptığını ya da gerçekten safiyane duygular içerisinde mi yaptığını tam kestirmek güç, ama kendine zarar verdiği çok net bu konuda.

Üstelik gelinen noktada 15 gün içerisinde Ertuğrul Hoca, Turgut Doğan Şahin konusunda “olayların yöneticilerin dediği gibi olmadığını”,  Sivasspor maçı sonrası ise “yönetim artık susmamasını gerektiğini” ve son olarak da “şampiyonluğun iyi değerlendirilmediğini ve bu yüzden ivme kaybı yaşadıklarını” söyledi. Bunlar yönetimle arasının iyi olmadığına dair önemli mesajlar.Yani artık o da yönetimden umudunu kesmiş ve savunmayacağını söylüyor aslında. Umarım Ertuğrul Hoca’da son zamanlarda yaptığı gibi artık sadece futbolla ilgilenir. Çünkü Bursaspor’un kendisine ihtiyacı var. Kendisinin de Bursaspor gibi bir kulübe ihtiyacı var.

Divan Kurulu Başkanının açıklamalarına sert bir geribildirim yapan, yönetimle ilgili eleştiriler yapmaya başlayan Ertuğrul Hoca’dan alınan sinyaller bana göre çok iyi değil. Giderse gitsin diyenlerin çoğu, onu iyiyken pohpohlayanlardı, o yüzden o çoğunluğu dikkate almaz umarım Sayın Hoca. İyiyken pohpohlamak en kolayıdır, ihtiyacı olduğunda yanında olmak, destek vermek gerçek taraftarlık, adamlıktır. Bursasporluluk da budur.

Ertuğrul Hoca’nın transferler konusunda yaşadığı (şimdi aşağıda anlatacağım) bir handikap var, o da elindeki fırsatların kaçırılmasına neden oldu. Onlara bakalım biraz ve ona göre de eleştirilerimizi düzenleyelim…

Herkes bilir ki Sayın İbrahim Yazıcı’nın eli sıkıdır, eldeki parayla daha uzun ve daha rahat bir yöneticilik dönemi yaşayabilmek için çok para harcamadı. Sonraki iki senenin nakit akışı düşünülerek, o seneki fırsatlar kaçırıldı. O seneki fırsatlar, yatırıma dönüştürülmeliydi. Yöneticilik vasfı da burada devreye girmeliydi. Kendini düşünerek değil, Bursaspor’u düşünerek adım atmalıydılar. Kendini düşünmeyi yani başkanlık süresini rahat geçirmeyi Bursaspor’u düşünme olarak anlatınca kamuoyuna, bunun böyle olmadığı da ortaya çıkan tabloyla belli oldu. Çıkan tabloda bu sefer zoraki para harcamalarla tarihin en pahalı transferleri en kötü transferleri arasında yer aldı. Başkanın en büyük yanlışı, bizzat bir kaç kere yüzüne de söylediğim için belirtebilirim ki, yönetici kadrosudur. Ama bu kadro başkanın işine gelmektedir, çünkü benimle birlikte başka bir arkadaşımın da olduğu bir yemekte söyledikleri dün gibi aklımda.

Sayın Başkandan iyisi var mı şu anda? Hayır yok. Bursa’yı Bursa’ya sıkışmış bir Bursalı kesinlikle yönetmemeli. Sayın Cavit Çağlar, Sayın Levent Kızıl ve Sayın İbrahim Yazıcı zamanında başarılar geldi, hepsi de Bursa dışına taşmış kişiler. Ayrı ilişkileri, ilişki ağları ve seviyeleri var. Ağırlıkları var. Bu yüzden Başkanlık seviyesi yüksekte tutulmalı. Liderlik özellikleri gerektirmeli. Bu yüzden yıpratmamalıyız ama onların da yıpratmasına, hem kendileri hem de Bursaspor için izin vermemeliyiz.

Fakat Başkan’ın yöneticilerinden daha iyileri var mı? Herkesin cevabı tartışmasız, tabii ki evet. Başkan için yeni bir şans önündeki kongredir. Ama yine Bursaspor’u düşünmek yerine kendini düşünen bir noktaya gelirse yani önündeki davalardan dolayı hala yöneticilerden ayrılmayı bir engel olarak görürse, Bursaspor için iyi olmayan süreç devam edecektir. Bazı profesyonel yöneticilerin kulüpten gitmesi gibi birçok yöneticinin de gitmesi gerekmektedir.

Ayrıca kongre için başka isimler vs. ortalarda dolaşmaya başladı. Bursaspor’u şampiyon yapmış bir başkan, kendi bırakmadığı sürece karşısına aday çıkması Bursaspor camiasının ayıbı olur. Bu da bana göre tartışılmayacak bir noktadır.

Bir de şunu söyleyeyim son olarak, internet üzerinde yazılan yorumlar, köşe yazıları vs. yönetimle ilgili her ne kadar olumsuz birşey yazılıyorsa bazı akıllılar ! bunu benden biliyorlarmış ya da (ki bana göre) kendi yanlışlarını örtmek için bilerek bu şekilde davranıyorlar. Lütfen birileri internet’te bir yerlerde bir şeyler yazarken bunu gözden kaçırmasın, yönetimin vizyonu bu ! Bu konuda hiç affetmeyeceğim iki kişi var yönetim içerisinde, üstelik biri kendi ellerimle getirdiğim ve arkamdan oyunlar çeviren bir adam! Allah nasıl biliyorsa öyle yapsın onu. Nokta.

Bundan sonra ara ara Bursaspor’la ilgili bir taraftar olarak görüşlerimi yazacağım. Bundan sonra en rahat ve serbest kişilerden biriyim, kim ne diyorsa unutmasın ben artık yönetici ve kongre üyesi değilim. Bundan sonra Bursaspor’da görev alacak hiçbir durumum ve beklentim yok. O yüzden akıllı olun ! :)